
Sabaha asılacak olan zavallı günahkara, "Akşam yemeği olarak ne alırdınız" diye sordu hapishane müdürü. "İstediğinizi yiyip içebilirsiniz."
"Çok yazık" dedi mahkum. "Çok yazık! Bunu üç ay önce sormuş olsaydınız, o gasp ve cinayet hiç vuku bulmazdı."

"Its called ghostwriting. It's very profitable profession."
Adam, müzeler için eski tabloların kopyalarını, eşsiz tabloların müzelerde sergilenen sahtelerini üretiyordu. İşleri ters gitti, borca battı. Müzeler tablolarını bilgisayarlara yaptırmaya başladılar. Adam renkli ve lüks hayatına çok alışmıştı. Para gerekliydi, çok para. Bu kez, işsiz kalmış eski mafya üyeleriyle birlikte sahte Dolar üretip Rus ve Arnavut mafyalarına sattı.



20.8.08, Yeniköy - Istanbul




Bu ne biçim bir ülkedir ki, daha sabahın yedisinde güneş doğar!



Düsseldorf'ta bir aile düşünün. Evin erkeğinin morali sıfır. Eve gelmiş ve posta kutusunda vergi dairesinden bir mektup bulmuş: Ya onbirbin Mark vergi ödenecek, ya da hapse girilecek. Karısı ona içini dökmüş: "Diş doktorumu seviyorum, seni terkediyorum." Oğlu teröristlik yaptığı iddiasıyla tutuklanmış, kızı hamile bırakılmış, üstelik bir de frengi kapmış. Ve bütün bunların üzerine biri ziyaretine geliyor ve diyor ki: "Biliyorum kötü bir gün geçirdin, ama neden biraz eğlenmiyoruz? Sinemaya gidelim ve Fassbinder'in 'Despair' filmini seyredelim."*
"Kısa tutmak, yeteneğin kardeşidir" Anton Çehov